Orhan Kocadağ
12 Şubat 2012 Pazar
Orhan Kocadağ: İL DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA VERDİĞİM SAVUNMAM
Orhan Kocadağ: İL DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA VERDİĞİM SAVUNMAM: CUMHURİYET HALK PARTİSİ YALOVA İL BAŞKANLIĞINA (İl Disiplin Kurulu Başkanlığı) ...
Orhan Kocadağ: Paşalar yerine maşalar...
Orhan Kocadağ: Paşalar yerine maşalar...: Gerçekler bazılarını acıtıyorsa bu iyi bir gelişme. Yazdıklarımdan ötürü, bakıyorum paşalar susuyor, maşalar konuşuyor veya konuşturuluyor. ...
BURSA 2. İDARE MAHKEMESİ YANITI
BURSA 2. İdare Mahkemesine yaptığım itiraz üzerine:
Yarım sayfa davanın özetinden sonra:
........Açıklanan nedenlerledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davacı uzerinde kalmasına, posta gideri avansından artan kısmının isteği halinde davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izliyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temiz yolu açık olmak üzere, 25.11.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İMZA İMZA İMZA
Yarım sayfa davanın özetinden sonra:
........Açıklanan nedenlerledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davacı uzerinde kalmasına, posta gideri avansından artan kısmının isteği halinde davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izliyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temiz yolu açık olmak üzere, 25.11.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
İMZA İMZA İMZA
CHP Yüksek Disiplin Kurulunun itirazıma yanıtı
K A R A R Tarih: 26.12.2011
Yuksek disiplin kurulumuz aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Orhan Eraslan Başkanlığında 26.12.2011 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu toplantı salonunda toplandı.
Yalova İli Merkez İlçe üyesi Orhan Kocadağ hakında; Yalova İl Disiplin Kurulunca20.09.2011 gün ve2011/22 sayılı kararıyla CHP Tüzüğünün 70/C-a maddesi uyarınca verilen kınama cezasına karşı, disiplin sanığı tarafından yapılan itiraz üzerine, soruşturma ve kovuşturma dosyası getirilmiş olup, adı geçenin savunmasının alındığı görüldü. Dosyanın incelenmesinde; Disiplin sanığının Grup Başkan Vekili Sayın Muharrem İnce'ye basın yoluyla, pak çok kere eleştiri hududunu tecavüz eder şekilde hakarette bulunduğudavranışının eleştiriyle ve parti arkadaşlarıyla bir ilişkisi olmadığıgörüldü. Yüksek Disiplin Kurulumuzca mevcut deliller karşısında adı geçenin atılı disiplin suçunu işlediği hususunda tam bir vicdani kanı oluşmuş bulunmakla, Yalova İl Disiplin Kurulunca da yapılan herhangi bir usuli eksikliğe rastlanmamış ve disiplin cezası takdirinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durum karşısında Yalova İl Disiplin Kurulu kararının onanması gerekir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına, tolanan delillere göre disiplin sanığı Orhan Kocadağ hakında; Yalova İl Disiplin Kurulunun 20.09.2011 gün, 2011/22 sayılı kararıyla verilen KINAMA cezası usul, yasa ve tüzük hükümlerine uygun olduğu ve taktirde de bir isabetsizlik olmadığından, ONANMASINA kartılanların oy birliği ile kesin olarak karar verilmiştir.
Orhan ERASLAN Orhan AKBULUT Selahattin ÖÇAL Selçuk ERAKKUŞ
YDK Başkanı YDK Başkan Yrd. YDK Sekreteri YDK Üyesi
(İmza) (İmza) (İmza) (İmza)
Mehmet BOZTAŞ Kemal CENGİZOĞLU Avni ÇELEBİ Füsun GÖKÇEN
Üye Üye Üye Üye
(İmza) (İmza) (İmza) (İmza)
VELHASIL DAHA YEDİ ÜYENİN İMZASI DAHA MEVCUT OLUP ...............
Gelelim benim kararıma: Vicdanım bu karara kanaat getirmemiştir. Önce Nasrettin hocanın meşhur fıkrasını anlatmak istiyorum. Hocanın evine bir gün hırsız girmiş. Hocada şikayette bulunmak üzere karakola başvurmuş. Başlamışlar hocayı suçlamaya. Vay niye kapını kilitlemedin, yeterli önlemini almadın diye. Kadı huzuruna çıkarmışlar, orda da aynı durum, Hocayı suçlamalar devam etmiş. Hoca işin içinden çıkamayınca, en son feveran etmiş ve demiş ki Kadı Efendi hırsızın hiç mi suçu yok.
Gelelim benim davaya; birisi basın yoluyla naralar atıp, ''İRLANDALILARI PARTİDEN ATACAĞIM'' diyor, ona ses çıkaran yok. Eh nede olsa o milletvekili ve Grup Başkan vekili. Haspama yakışır misali, ne yapsa revadır. Kimine mübah, kimine günah. Ya bendeniz, sıradan bir parti üyesi. Anlayış buysa kabul etmiyorum ve feveranımda haklıyım. Gerisi önemli değil. Yalov'a da bu sıkıntıları yaşayanların vicdanını ve kanaatini soran yok.
Yuksek disiplin kurulumuz aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Orhan Eraslan Başkanlığında 26.12.2011 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu toplantı salonunda toplandı.
Yalova İli Merkez İlçe üyesi Orhan Kocadağ hakında; Yalova İl Disiplin Kurulunca20.09.2011 gün ve2011/22 sayılı kararıyla CHP Tüzüğünün 70/C-a maddesi uyarınca verilen kınama cezasına karşı, disiplin sanığı tarafından yapılan itiraz üzerine, soruşturma ve kovuşturma dosyası getirilmiş olup, adı geçenin savunmasının alındığı görüldü. Dosyanın incelenmesinde; Disiplin sanığının Grup Başkan Vekili Sayın Muharrem İnce'ye basın yoluyla, pak çok kere eleştiri hududunu tecavüz eder şekilde hakarette bulunduğudavranışının eleştiriyle ve parti arkadaşlarıyla bir ilişkisi olmadığıgörüldü. Yüksek Disiplin Kurulumuzca mevcut deliller karşısında adı geçenin atılı disiplin suçunu işlediği hususunda tam bir vicdani kanı oluşmuş bulunmakla, Yalova İl Disiplin Kurulunca da yapılan herhangi bir usuli eksikliğe rastlanmamış ve disiplin cezası takdirinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu durum karşısında Yalova İl Disiplin Kurulu kararının onanması gerekir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına, tolanan delillere göre disiplin sanığı Orhan Kocadağ hakında; Yalova İl Disiplin Kurulunun 20.09.2011 gün, 2011/22 sayılı kararıyla verilen KINAMA cezası usul, yasa ve tüzük hükümlerine uygun olduğu ve taktirde de bir isabetsizlik olmadığından, ONANMASINA kartılanların oy birliği ile kesin olarak karar verilmiştir.
Orhan ERASLAN Orhan AKBULUT Selahattin ÖÇAL Selçuk ERAKKUŞ
YDK Başkanı YDK Başkan Yrd. YDK Sekreteri YDK Üyesi
(İmza) (İmza) (İmza) (İmza)
Mehmet BOZTAŞ Kemal CENGİZOĞLU Avni ÇELEBİ Füsun GÖKÇEN
Üye Üye Üye Üye
(İmza) (İmza) (İmza) (İmza)
VELHASIL DAHA YEDİ ÜYENİN İMZASI DAHA MEVCUT OLUP ...............
Gelelim benim kararıma: Vicdanım bu karara kanaat getirmemiştir. Önce Nasrettin hocanın meşhur fıkrasını anlatmak istiyorum. Hocanın evine bir gün hırsız girmiş. Hocada şikayette bulunmak üzere karakola başvurmuş. Başlamışlar hocayı suçlamaya. Vay niye kapını kilitlemedin, yeterli önlemini almadın diye. Kadı huzuruna çıkarmışlar, orda da aynı durum, Hocayı suçlamalar devam etmiş. Hoca işin içinden çıkamayınca, en son feveran etmiş ve demiş ki Kadı Efendi hırsızın hiç mi suçu yok.
Gelelim benim davaya; birisi basın yoluyla naralar atıp, ''İRLANDALILARI PARTİDEN ATACAĞIM'' diyor, ona ses çıkaran yok. Eh nede olsa o milletvekili ve Grup Başkan vekili. Haspama yakışır misali, ne yapsa revadır. Kimine mübah, kimine günah. Ya bendeniz, sıradan bir parti üyesi. Anlayış buysa kabul etmiyorum ve feveranımda haklıyım. Gerisi önemli değil. Yalov'a da bu sıkıntıları yaşayanların vicdanını ve kanaatini soran yok.
SAVUNMAM
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
YALOVA İL BAŞKANLIĞINA
(İl Disiplin Kurulu Başkanlığı)
YALOVA
İLGİ: 2011/2151 sayı ve 12/08/2011 tarihli, İl Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Muzaffer YAZGAN imzalı yazınız hakkında:
15/08/2011 tarihinde, iadeli taahhütlü, ağzı açık zarf olarak adresime gönderilen, 25/06/2011 tarihinde yerel basında çıkan cevabi açıklamamla ilgili savunmam istenen yazınızı almış bulunmaktayım.
Mahalli Basına 25/06/ 2011 tarihinde vermiş olduğum açıklama, seçimin hemen ertesinde üçüncü dönem yeniden seçilmiş bulunan Milletvekilimiz Sayın Muharrem İnce’nin ulusal ve yerel basında çıkan bir kısım partililerimiz hakkında ki o talihsiz ‘İrlandalılar’ benzetmesiyle ve suçlamaları ile ve yine ikinci sıra milletvekili adayımız Sayın Alaattin Fitoz’un yerel basında yapılan o suçlayıcı ve gerçeklerle alakası olmayan karalayıcı açıklamaları, yerel basına açıklama yapmama neden olmuştur.
Mahalli basına yaptığım açıklamam, aynı kanalları kullanarak, yapılan suçlamalara yanıt vermemden ibarettir.Yani basın yoluyla yapılan suçlama ve karalamalara ben de basın yoluyla cevap verdim. Birilerine mubah sayılan yol, diğerlerine günah mı sayılıyor. Bu açıklamalarımda hakaret içerikli hiçbir durum olmamıştır. Böyle bir konu olmuş olsaydı hakkımda dava açarlardı. Kimseye hakaret etmediğim gibi, etmem de söz konusu değildir, olamaz da. Açıklamalarım bir durum saptamasından ibarettir.
Ayrıca muhtarlarla ilgili gösterdiğim örnek, bir hakaret içermemektedir. Muhtarlık küçümsenen bir makam değildir. Bence Cumhurbaşkanından sonra gelen bir ulvi makamdır. Bir köy ve mahallede muhtarlık seçimlerinde o bölgenin en çok sevilen, çalışkan, becerikli kişileri seçilir. Benim oradaki kastım, Sayın Muharrem İnce’nin kendi köyünden almış olduğu düşük oy oranını belirtmekdir.
Bir yerde yazdıklarımla, sayın milletvekilimizin hedefine ulaşması için, uyulması ve davranması gereken tutuma dikkat çekmekti. Genel başkanlığa adayım diyen birinin partilileri ve halkı ile daha uyumlu ve sevecen davranması, kırıcı olmamasına dikkat çekmekti.
Eleştiri partimizde her üyenin hakkıdır. Ben eleştirileri aynı yöntemle yanıtladım. Cumhuriyet Halk Partisi şahıs, zümre ve dikta partisi değildir. Bu parti Cumhuriyeti kurmuş, ve demokrasinin temelini atmış, laik, sosyal ve ilerici bir partidir. Sultaya giden tüm yolların bu partide tıkalı olması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi tabusal zihniyete karşı duran ve tabuları yıkan bir partidir. Doğrular takdir, elbette ki yanlışlar da tenkit edilecektir. Dikensiz gül bahçesi olmaz. Partimizde biat kültürü de yoktur. Dolayısıyla doğru mecrada eleştiri herkesin hakkıdır.
Kaldı ki, Sayın Alaattin Fitoz’un bir mahalli gazetemizde aday adayları ve istifa eden yöneticiler hakkında ki haksız ve acımasız eleştirilerine ses çıkaran yoktur. Ayrıca sayın milletvekilimiz Muharrem İnce partili bazı kişiler hakkında gerek basın yoluyla ve gerek toplantı ve sohbetlerinde hakarete varan söylemlerde bulunması hoş mu karşılanıyor yoksa?
Hiçbir zaman, hiçbir yerde partimize ve partililerimize zarar verecek davranış ve söylemlerde bulunmadım. Bazıları yerel basına verdiğim açıklamayı biraz sert görebilirler. Ama hakaret bulmaları söz konusu olamaz.
2003 yılının Ocak ayında, parti binamızda bir gece vakti yapılan gizli bir toplantıyı anlatmak istiyorum. Bunu şimdiye kadar anlatmış değilim. O dönem belli bir süre tepkisel olarak partimden bir grup arkadaşlarla istifam bu olay yüzündendir.
2002 Milletvekili seçimlerinden birkaç ay sonrasıydı. Ben o dönem Merkez İlçe Yönetim kurulu üyelerinden biriydim. Avukat Sayın İrfan Tunçel de Merkez İlçe Başkanıydı. Sayın Muharrem İnce de yeni seçilmiş milletvekilimizdi. Bir akşam vakti saymanımız olan Hakkı Coşkun parti binamızın önünden geçerken ışıkları yanar buluyor. Biri ışıkları açık bırakmış düşüncesiyle, anahtarıyla kapıyı açıp içeri girerken, toplantı salonundan gelen sesler duyuyor. İçeri girmeden kulak misafiri oluyor. İl ve Merkez İlçe yönetiminden içerde 6 veya 7 kişi var. Sayın Milletvekilimiz şöyle konuşuyormuş:
‘‘Önümüzde yerel yönetim seçimleri var. Merkez İlçe yönetimi şu an Doğuluların ve Alevilerin elinde. Onlardan almazsak adaylarımızı belirlemekte güçlük çekeriz.’’ Hakkı Coşkun bu sözleri duyduktan ve kimlerin katıldığını gördükten sonra dışarı çıkıyor. İkinci günü beni arayıp, durumu anlattı. İkimiz İrfan Beye giderek durumu bildirdik. Bu durum karşısında ne yapmamız gerekir teatisinde bulunduk. Bir gün sonra da merkez ilçe yönetiminden bu toplantıya katılan bir arkadaşımızdan öğrenip, teyit ettikten sonra, İl Başkanımız rahmetli Yaşar Hanıma giderek, bu konuyla ilgili Sayın Milletvekilimizden toplantı talebinde bulunduk. Bir Cumartesi akşamı, parti binası toplantı salonunda randevu verildi ve toplandık. Merkez İlçe Başkanı İrfan Bey toplantıya katılmadı. Aralarının iyi olmadığı gerekçesiyle topu bana attı. Biz, beş Doğulu ve Alevi arkadaş katıldık. Arzu edildiği takdirde bu arkadaşların isimlerini verebilirim. İl Başkanımız rahmetli Yaşar Hanım da o toplantıda bulundu. O güne kadar hiç dikkatimi çekmemişti ve aklımızın ucundan da geçmiyordu. Meğer merkez ilçe yönetiminin altısı Doğulu ve beşimiz de Aleviyiz. CHP’liysek ve sosyal demokratsak bölgecilik ve mezhepçilik niye. Konuyu gündeme getirip, masaya yatırınca, ‘‘ Ben milletvekiliyim, her şeyi yaparım’’ hitamlarında bulunup, bizlere doğru dürüst konuşma hakkı bile vermedi. Biz de topluca toplantıyı terk ettik. Bir kişi hariç, hepsi bugün hayatta ve partimizin üyeleri. Rahmetli Yaşar Hanım’ın ricası üzerine ve partimiz zarar görmesin düşüncesiyle şikâyetten vazgeçtik. Sonuç, bir süre sonra görevden alındık.
Tüm yaşamım boyunca şimdiye kadar kendimce hep doğruları savundum ve doğrunun yanında olmaya özen gösterdim. İdealim, ulusumuzun tümüne, ülkemize hizmet etmektir. Yaşamımın sonuna kadar da buna devam etmektir emelim.
Savunmam şimdilik bundan ibarettir. Gereğini bilgilerinize arz ederim.
22/08/2011
Orhan KOCADAĞ
ADRES: Rüstempaşa Mahallesi
Geziyolu Sokak NO:19/3
YALOVA
10 Kasım 2011 Perşembe
ATATÜRK
O’NU ANARKEN
Bugün On Kasım
Elde mi hüzünlenmemek
Sormuş ölmeden az önce
''Saat kaç çocuk'' diye
O hep yarıştı zamana karşı
Kazandı hep en önde yarışı
Sığdırdı kısacık ömrüne
Asırlık kazanımlar, zaferler
En doğruyu o söyledi
En iyisini o yaptı
En zoru o başardı
Gelmedi daha böylesi dünyaya
Ben, biz, bizler ne yaptık
Geçirdik zamanı hoyratça
Anlamadık onu
Sessiz kalarak gericiliğe
Sinsice oyulurken attığı temeller
Geçerken aymazlık tünelinden
Soruyorum şimdi; saat kaç?
10.11.2006
Orhan KOCADAĞ
7 Kasım 2011 Pazartesi
Orhan Kocadağ: Paşalar yerine maşalar...
Orhan Kocadağ: Paşalar yerine maşalar...: Gerçekler bazılarını acıtıyorsa bu iyi bir gelişme. Yazdıklarımdan ötürü, bakıyorum paşalar susuyor, maşalar konuşuyor veya konuşturuluyor. ...
Bursa Bölge İdare Mahkemesine başvuru dilekçem.
YALOVA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ
ELİYLE SUNULMAK ÜZERE
BURSA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA
DAVACI : Orhan KOCADAĞ
ADRESİ : Rüstem paşa mah. Gezi sok. No:19/3 Merkez – YALOVA
DAVALI : Yalova CHP İL ÖRGÜTÜ ve CHP İL BAŞKANLIĞI
ADRESİ : Huzur sokak İsmet Acar caddesi- Yalova CHP il binası YALOVA
DAVA KONUSU : Yalova CHP İL Örgütün tarafından, 20.09.2011 tarih ve 22 sayılı Disiplin kuruluna sevk kararı ve bu soruşturma sonucu ortaya çıkan 13.10.2011 tarihli, 2011/1236 sayılı KINAMA CEZASININ iptaline yönelik dava dilekçemdir.
AÇIKLAMALARIM:
1- ) Yalova millet vekili seçilen sayın Muharrem İNCE, Yalova’daki tüm CHP üyelerini incitecek, yaralayacak, üyeler arasında bölünme ve ikilik yaratacak, akıl almaz açıklamalar yapmış ve bu açıklamalarını tüm ülkemiz, ulusal ve yerel basından, sözlü veya yazılı olarak izlemiş, dinlemiş ve okumak zorunda kalmıştır. 15 Haziran 2011 tarihli, basın toplantısı sonrasında kamuyla paylaşılan bu konuşmalar hakkında, Yalova il ya da ilçe örgütümüz bir karar alır ve o tür konuşma ve basın beyanatları hakkında, hiçbir tedbir alınmadığına tanık oldum.
2- ) 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde, Yalova CHP millet vekili 2. sıra adayımız sayın Alaattin Fitoz, 24.06.2011 tarihinde, yazılı ve yerel görsel basın organlarına inanılmaz incitici, kamuyu yanıltıcı ve bir önceki il ve ilçe CHP Yalova teşkilatımızı yaralayıcı-aşağılayıcı açıklamalarda bulunduğuna tanık olduk.
3- ) Bilinçli ve sorumluluk sahibi, onlarca yıllık bir CHP üyesi olarak, bu iki basın açıklamalarından sonra, hem parti tüzüğümüze hem üyelik kurallarına hem Türkiye CHP hükmi şahsiyetine zarar verici bu tür gelişmelerin, önlenmesi yönünde, bir partili olarak, şahsi husumete yol açmayacak şekilde, ben de yazılı basın yoluyla, YALOVA yerel haber gazetesinde bir köşe yazısı paylaştım. 25 Haziran 2011 tarihli Yalova gazetesinin 4. sayfasında sağ üst sütunda, bu köşe yazım aynen yayınlanmıştır. Yazımın içeriğinden de anlaşılacağı üzerine, asla partimin hükmi şahsiyetine, parti tüzüğümüze ya da yönetmeliklere zarar verecek bir yazı olmamıştır. Sadece, uygunsuz basın açıklamalarında bulunan Muharrem İnce (seçilmiş vekilimiz) ve Alaattin Fitoz (seçilememiş 2. sıra vekil adayımız) ve onların izlediği yolu takip edecek diğer parti üyelerimizin aynı yönde hata yapmamalarını, herkesin eğer varsa, geçmişte ya da yakın tarihte, haksız ya da uygunsuz davranışlarını masaya yatırmalarını ve partiye daha fazla zarar vermemelerini temenni ettiğim yazım, ekte sunulmuştur.
4- ) Yapılan uygunsuz beyanlar hakkında, asıl soruşturma başlatılması gerekiyorken, haksız ve hukuka aykırı şekilde tarafıma başlatılan disiplin soruşturması hakkında süresinde ve usulüne uygun şekilde yazılı olarak 3 sayfa halinde savunmamı ilgili kuruma teslim ettim. Parti tüzüğümüzün 70/c bendi-a fıkrası gibi anlamsız bir maddeye dayandırılarak, 13.10.2011 tarih ve 1236 sayılı kararla tarafıma KINAMA CEZASI verilmesi uygun görülmüştür. Bu karar, PTT yoluyla 17.10.2011 tarihinde adi tebligat yoluyla adresime tebliğ edilmiştir.
5- ) Tarafıma yapılan bu haksız ve hukuka aykırıca, parti tüzüğüne aykırı şekilde verilen kınama cezasının iptali davası açmak zorunluluğum doğmuştur.
HUKUKİ NEDEN : İdare Hukuku, İ.Y.U.K., Anayasa hukuku, Siyasal Partiler Tüzüğü ve AİH Sözleşmesinin, ifade özgürlüğü kısmını düzenleyen maddeler, AİHM Karar ve içtihatlarımız
DELİLLERİM : Her tür yazılı ve sözlü deliallerle birlikte, YALOVA HAYAT gazetesinin 15.06.2011 tarihli manşeti (Muharrem İnce tarafından yapılan, “İRLANDALI’LARI TEMİZLEYECEĞİZ” ektedir. 24.06.2011 tarihli YALOVA HAYAT gazetesinin manşeti “FİTOZ’DAN CHP GERÇEKLERİ!” ve “CHP’NİN AĞABEYİ KONUŞTU” yazısı ve iç sayfadaki, tüm sayfayı kaplayan uygunsuz basın açıklamaları kopyalarından birer nüsha sunulmuştur. Ayrıca, kendi ismimle yazdığı 25.06.2011 tarihli Yalova haber gazetesinin 4. sayfasında yayınlanan, makalemin gazete kopyası ekte sunulmuştur. Tarafıma gönderilen disiplin soruşturması emrine karşılık yapmış olduğum 3 sayfalık savunma yazımın bir örneği ektedir. Tarafıma gönderilen 12.08.2011 tarih/2151 sayılı savunma isteğini içeren yazının bir kopyası ektedir. Yaptığım savunma sonrasında 13.10.2011 tarih ve 1236 sayılı KINAMA CEZASI içeren yazı tebligatının bir kopyası ekte sunulmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah etmeye çalıştığım nedenlerle, her tür iptal sebebinin re’sen dikkate alınarak, dosyaya sunduğum örnek delil kopyaları, savunma yazım, gazete örnekleri, göz önüne alınarak, tarafıma gönderilen KINAMA CEZASI hakkında yaptığım itirazın kabul edilerek, iptaline karar verilmesini sayın mahkeme başkanlığından ve değerli mahkeme heyetinden saygı ile arz ve talep ediyorum.
Saygılar sunuyorum. 21.10.2011
İptal Davası Açan Davacı
Orhan KOCADAĞ
CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığına başvuru dilekçem.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
YÜKSEK DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA
ANKARA
Ben 1949 doğumlu, emekli Sağlık Memuru, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi, Yalova milletvekili aday adaylarından Orhan Kocadağ’ım.
Ekte dökümanlarını sunduğum nedenlerle Yola İl Disiplin Kurulu, Tüzüğümüzün 70. maddesinin © bendini (a) fıkrasına göre, ekte sunduğum yazı ile bana KINAMA CEZASI vermişlerdir. Parti yararını zedeleyici yayın ve propaganda yapmadığım, aksine bu maddeye göre yayım ve beyanatlarda bulunanlar hakkında, aynı araçlarla yanıt vermemden ibarettir.
Böyle bir cezayı hak etmediğimi ve bu cezanın Yüksek Disiplin Kurulunuzca, ekteki belgeler değerlendirilerek kaldırılmasına yüksek müsaadelerinizi saygılarımla arz ederim. 22.10.2011
NOT: Yazının bana tebligat tarihi 15 Ekim 2011 Cumartesi.
as
Orhan Kocadağ
ADRES:
Rüstempaşa Mah. Geziyolu Sokak
NO: 19/3
YALOVA
Hakketmediğim bu cezaya itirazım.
CHP Yalova İl Disiplin Kurulunca bana verilen bu kınama cezasını hakketmediğimi düşünerek, 1) CHP Yüksek Disiplin Kuruluna, 2) Bursa Bölge İdare Mahkemesine gerekli belgeleri dosya haline getirerek baş vurdum.
Sonucunu blogumda yayımlıyarak, sizlerle paylaşacağım.
Her şeyden önce basın yoluyla partiye zarar veren ve tüzüğün 70. maddesinin belirtilen bent ve fıkrasına göre suç işleyenlere, aynı yöntemle yanıt vermişimdir. Yazım ve savunmam okunduğunda, bilakis parti ilke ve hedeflerini koruma emelim söz konusudur. Hata ve yanlış yapan kişilerin haksızlıklarını yüzlerine vurmuşumdur.Umarım haklılığım kanıtlanacaktır.
Sonucunu blogumda yayımlıyarak, sizlerle paylaşacağım.
Her şeyden önce basın yoluyla partiye zarar veren ve tüzüğün 70. maddesinin belirtilen bent ve fıkrasına göre suç işleyenlere, aynı yöntemle yanıt vermişimdir. Yazım ve savunmam okunduğunda, bilakis parti ilke ve hedeflerini koruma emelim söz konusudur. Hata ve yanlış yapan kişilerin haksızlıklarını yüzlerine vurmuşumdur.Umarım haklılığım kanıtlanacaktır.
İl Disiplin Kurulunun hakkımdaki kararı.
Hakkımda açılan disiplin kovuşturmasının tarafıma iletilen sonucunu aşağıya aktarıyorum.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
YALOVA İL BAŞKANLIĞI
Sayı : 2011/1236 13/10/2011
Sayın Orhan KOCADAĞ
Hakkınızda ki disiplin kovuşturması tamamlanmış olup, disiplin kurulumuzun 20/09/2011 tarih ve 22 karar
ile, parti tüzüğümüzün 70. maddesinin C nendinin A fıkrasına göre, (parti yararını zedeleyici yayınlar ve
propaganda yapmak) suçundan kınama cezası verilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
Bilgilrinizi rica ederiz.
Muzaffer YAZGAN
İl Disiplin Krl. Başk.
İMZA
(İadeli olarak adresime 13.10.2011 tarihinde postalanmıştır.)
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
YALOVA İL BAŞKANLIĞI
Sayı : 2011/1236 13/10/2011
Sayın Orhan KOCADAĞ
Hakkınızda ki disiplin kovuşturması tamamlanmış olup, disiplin kurulumuzun 20/09/2011 tarih ve 22 karar
ile, parti tüzüğümüzün 70. maddesinin C nendinin A fıkrasına göre, (parti yararını zedeleyici yayınlar ve
propaganda yapmak) suçundan kınama cezası verilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
Bilgilrinizi rica ederiz.
Muzaffer YAZGAN
İl Disiplin Krl. Başk.
İMZA
(İadeli olarak adresime 13.10.2011 tarihinde postalanmıştır.)
6 Ekim 2011 Perşembe
HAYATA YOLCULUK
Van’a geldik dokuz yüz altmışlarda
Dört koldan yurdun
Hayata başladı yolculuk Van’dan
Sağlık okuduk dört yılda
Bir yuva sıcaklığında
Kardeş olduk sarıldık
Dört koldan kucak kucak
Donandık bilgilerle
Dört çekerek kolejde
Van’dan çıktık yola
Dağıldık dört bir yana
İl, ilçe, bucak
Çalıştık ocak ocak yurda
Hizmet verdik, dert dinledik
Melhem olduk yaralara
Geldiğince elden
Başardık hayatı
Çalıştık onurla, gururla
Örnek olduk her yerde
Gösterildik parmakla
Geldik bugünlere
Döküle dökule
Kırk küsur yılda
Kimimiz baba olduk
Kimimiz dede
Ölenlere rahmet
Kalanlara selam olsun.
Orhan Kocadağ
1970 mezunu
24 Ağustos 2011 Çarşamba
İL DİSİPLİN KURULU BAŞKANLIĞINA VERDİĞİM SAVUNMAM
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
YALOVA İL BAŞKANLIĞINA
(İl Disiplin Kurulu Başkanlığı)
YALOVA
İLGİ: 2011/2151 sayı ve 12/08/2011 tarihli, İl Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Muzaffer YAZGAN imzalı yazınız hakkında:
15/08/2011 tarihinde, iadeli taahhütlü, ağzı açık zarf olarak adresime gönderilen, 25/06/2011 tarihinde yerel basında çıkan cevabi açıklamamla ilgili savunmam istenen yazınızı almış bulunmaktayım.
Mahalli Basına 25/06/ 2011 tarihinde vermiş olduğum açıklama, seçimin hemen ertesinde üçüncü dönem yeniden seçilmiş bulunan Milletvekilimiz Sayın Muharrem İnce’nin ulusal ve yerel basında çıkan bir kısım partililerimiz hakkında ki o talihsiz ‘İrlandalılar’ benzetmesiyle ve suçlamaları ile ve yine ikinci sıra milletvekili adayımız Sayın Alaattin Fitoz’un yerel basında yapılan o suçlayıcı ve gerçeklerle alakası olmayan karalayıcı açıklamaları, yerel basına açıklama yapmama neden olmuştur.
Mahalli basına yaptığım açıklamam, aynı kanalları kullanarak, yapılan suçlamalara yanıt vermemden ibarettir.Yani basın yoluyla yapılan suçlama ve karalamalara ben de basın yoluyla cevap verdim. Birilerine mubah sayılan yol, diğerlerine günah mı sayılıyor. Bu açıklamalarımda hakaret içerikli hiçbir durum olmamıştır. Böyle bir konu olmuş olsaydı hakkımda dava açarlardı. Kimseye hakaret etmediğim gibi, etmem de söz konusu değildir, olamaz da. Açıklamalarım bir durum saptamasından ibarettir.
Ayrıca muhtarlarla ilgili gösterdiğim örnek, bir hakaret içermemektedir. Muhtarlık küçümsenen bir makam değildir. Bence Cumhurbaşkanından sonra gelen bir ulvi makamdır. Bir köy ve mahallede muhtarlık seçimlerinde o bölgenin en çok sevilen, çalışkan, becerikli kişileri seçilir. Benim oradaki kastım, Sayın Muharrem İnce’nin kendi köyünden almış olduğu düşük oy oranını belirtmekdir.
Bir yerde yazdıklarımla, sayın milletvekilimizin hedefine ulaşması için, uyulması ve davranması gereken tutuma dikkat çekmekti. Genel başkanlığa adayım diyen birinin partilileri ve halkı ile daha uyumlu ve sevecen davranması, kırıcı olmamasına dikkat çekmekti.
Eleştiri partimizde her üyenin hakkıdır. Ben eleştirileri aynı yöntemle yanıtladım. Cumhuriyet Halk Partisi şahıs, zümre ve dikta partisi değildir. Bu parti Cumhuriyeti kurmuş, ve demokrasinin temelini atmış, laik, sosyal ve ilerici bir partidir. Sultaya giden tüm yolların bu partide tıkalı olması gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi tabusal zihniyete karşı duran ve tabuları yıkan bir partidir. Doğrular takdir, elbette ki yanlışlar da tenkit edilecektir. Dikensiz gül bahçesi olmaz. Partimizde biat kültürü de yoktur. Dolayısıyla doğru mecrada eleştiri herkesin hakkıdır.
Kaldı ki, Sayın Alaattin Fitoz’un bir mahalli gazetemizde aday adayları ve istifa eden yöneticiler hakkında ki haksız ve acımasız eleştirilerine ses çıkaran yoktur. Ayrıca sayın milletvekilimiz Muharrem İnce partili bazı kişiler hakkında gerek basın yoluyla ve gerek toplantı ve sohbetlerinde hakarete varan söylemlerde bulunması hoş mu karşılanıyor yoksa?
Hiçbir zaman, hiçbir yerde partimize ve partililerimize zarar verecek davranış ve söylemlerde bulunmadım. Bazıları yerel basına verdiğim açıklamayı biraz sert görebilirler. Ama hakaret bulmaları söz konusu olamaz.
2003 yılının Ocak ayında, parti binamızda bir gece vakti yapılan gizli bir toplantıyı anlatmak istiyorum. Bunu şimdiye kadar anlatmış değilim. O dönem belli bir süre tepkisel olarak partimden bir grup arkadaşlarla istifam bu olay yüzündendir.
2002 Milletvekili seçimlerinden birkaç ay sonrasıydı. Ben o dönem Merkez İlçe Yönetim kurulu üyelerinden biriydim. Avukat Sayın İrfan Tunçel de Merkez İlçe Başkanıydı. Sayın Muharrem İnce de yeni seçilmiş milletvekilimizdi. Bir akşam vakti saymanımız olan Hakkı Coşkun parti binamızın önünden geçerken ışıkları yanar buluyor. Biri ışıkları açık bırakmış düşüncesiyle, anahtarıyla kapıyı açıp içeri girerken, toplantı salonundan gelen sesler duyuyor. İçeri girmeden kulak misafiri oluyor. İl ve Merkez İlçe yönetiminden içerde 6 veya 7 kişi var. Sayın Milletvekilimiz şöyle konuşuyormuş:
‘‘Önümüzde yerel yönetim seçimleri var. Merkez İlçe yönetimi şu an Doğuluların ve Alevilerin elinde. Onlardan almazsak adaylarımızı belirlemekte güçlük çekeriz.’’ Hakkı Coşkun bu sözleri duyduktan ve kimlerin katıldığını gördükten sonra dışarı çıkıyor. İkinci günü beni arayıp, durumu anlattı. İkimiz İrfan Beye giderek durumu bildirdik. Bu durum karşısında ne yapmamız gerekir teatisinde bulunduk. Bir gün sonra da merkez ilçe yönetiminden bu toplantıya katılan bir arkadaşımızdan öğrenip, teyit ettikten sonra, İl Başkanımız rahmetli Yaşar Hanıma giderek, bu konuyla ilgili Sayın Milletvekilimizden toplantı talebinde bulunduk. Bir Cumartesi akşamı, parti binası toplantı salonunda randevu verildi ve toplandık. Merkez İlçe Başkanı İrfan Bey toplantıya katılmadı. Aralarının iyi olmadığı gerekçesiyle topu bana attı. Biz, beş Doğulu ve Alevi arkadaş katıldık. Arzu edildiği takdirde bu arkadaşların isimlerini verebilirim. İl Başkanımız rahmetli Yaşar Hanım da o toplantıda bulundu. O güne kadar hiç dikkatimi çekmemişti ve aklımızın ucundan da geçmiyordu. Meğer merkez ilçe yönetiminin altısı Doğulu ve beşimiz de Aleviyiz. CHP’liysek ve sosyal demokratsak bölgecilik ve mezhepçilik niye. Konuyu gündeme getirip, masaya yatırınca, ‘‘ Ben milletvekiliyim, her şeyi yaparım’’ hitamlarında bulunup, bizlere doğru dürüst konuşma hakkı bile vermedi. Biz de topluca toplantıyı terk ettik. Bir kişi hariç, hepsi bugün hayatta ve partimizin üyeleri. Rahmetli Yaşar Hanım’ın ricası üzerine ve partimiz zarar görmesin düşüncesiyle şikâyetten vazgeçtik. Sonuç, bir süre sonra görevden alındık.
Tüm yaşamım boyunca şimdiye kadar kendimce hep doğruları savundum ve doğrunun yanında olmaya özen gösterdim. İdealim, ulusumuzun tümüne, ülkemize hizmet etmektir. Yaşamımın sonuna kadar da buna devam etmektir emelim.
Savunmam şimdilik bundan ibarettir. Gereğini bilgilerinize arz ederim.
22/08/2011
Orhan KOCADAĞ
ADRES: Rüstempaşa Mahallesi
Geziyolu Sokak NO:19/3
YALOVA
Hakkımda soruşturma
Seçimin hemen sonrası miletvekilimiz Sayın Muharrem İnce'nin bana ve bazı partililere yönelik basın yoluyla yaptığı ''İrlandalılar'' benzetme ve eleştirilerine ve yine ikinci sıra miletvekili adayımız Sayın Alaattin Fitoz'un da bir mahali gazetede aday adayları ile yönetimden istifa eden eski yönetici arkadaşlara yönelik yaptığı haksız ve yalan hitamlarına, yine aynı yötemle, yani basın yoluyla verdiğim yanıt ve eleştiri beyleri çileden çıkarmış. Beni ve sekiz partili arkadaşları disipline vermişler. O açıklamamı merak edenler blgumda görebilirler.
12/08/2011 trihli ve 2011/2151 sayılı ve İl Disiplin Kurulu Başkanı imzalı, iadeli ve taahütlü, ağzı açık zarfla adresime postalamışlar.CHP Tüzüğünün 70. maddesi gereği disiplin kovuşturmasına karar vermişler. Konu ile ilgili 15 gün içinde yazılı veya sözlü savunmamı istemişler. Aslında 70. maddede onlarca bent halinde muhtelif disiplin suçları içermektedir. O bendi belirtmemişler. Ben o bendi bildiğim için. iş uzamasın ve onlara kolaylık olsun diye, savunmamı yazılı olarak hazırlayıp, kısa sürede verdim.
Blogumda bir sonra ki yazım savunmamla ilgilidir. Merak edenlerin merakına sunular. Sonucunu sizlerle paylaşacağim.
12/08/2011 trihli ve 2011/2151 sayılı ve İl Disiplin Kurulu Başkanı imzalı, iadeli ve taahütlü, ağzı açık zarfla adresime postalamışlar.CHP Tüzüğünün 70. maddesi gereği disiplin kovuşturmasına karar vermişler. Konu ile ilgili 15 gün içinde yazılı veya sözlü savunmamı istemişler. Aslında 70. maddede onlarca bent halinde muhtelif disiplin suçları içermektedir. O bendi belirtmemişler. Ben o bendi bildiğim için. iş uzamasın ve onlara kolaylık olsun diye, savunmamı yazılı olarak hazırlayıp, kısa sürede verdim.
Blogumda bir sonra ki yazım savunmamla ilgilidir. Merak edenlerin merakına sunular. Sonucunu sizlerle paylaşacağim.
8 Ağustos 2011 Pazartesi
O AKŞAM
Ay çıkmadı gökyüzüne
Seni görünce
O akşam
Sen aydan güzeldin
Yıldızlar sönük
Ay silikti
Saklandı bulutlara
Hasetinden
Tüm ışıkları sen saçtın
O akşam
Sen Ay’dan güzeldin.
Orhan Kocadağ
2 Temmuz 2011 Cumartesi
Sivas Katliamını kınanak her insanın görevidir.
SİVAS İLİ
Sivas ilinde
Sazım suskun artık
Alevler içinde
Canlarım yandı
Duy ozanım duy
Türkülerim ağıt, ağıt
Duy Gültekinim, Hasretim
Gör Pir Sultanım
Sivas ili Sivas ili
Canlarım kaldı sende
Ellerim yakanda senin
Çimen’e gül ekmiştim
Curası kaldı sende
Umut verdi yüreklere
Yanarken bile
Asımım kaldı sende
Korudular, kolladılar
Aydınları yakan ateşli elleri
Sustular, sustular
Utanmazlık çatladı
Aymaz bir devrin elinde
Sivas ili, Sivas ili
Canlarım kaldı sende
Al senin olsun
Ağız ağız salyasıyla
Sarıklı molla sürüsü
Ver otuz beş canımı
Bir tekmil
Bir de Pir Sultanımı.
18.02.1995
Orhan KOCADAĞ
SİVAS YARASI
ONLAR
Onlar
Çiçek çiçekti elleri
Onlar
Sevgi yüklüydü yürekleri
Türkü vardı okunacak,
Söz vardı söylenecek
Dillerinde
Saz vardı çalınacak,
Şiir vardı yazılacak
Ellerinde
Onlar
Salt otuz beş can değildi
Sivas’ta yanan yüreklerimizle
Onlar umuda yolcu
Semahlar dönen fidanlardı
Karanlığa ışık götürdüler
Gülden kırmızı alevle
Sevginin yeşerdiği yerde
Banaz’da bir tutam sevdaya
Yürek götürdüler ellerinde
Onlar
Öldüler dirile dirile…
02.07.1995
Orhan KOCADAĞ
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)